Aşı ve hijyenle önlenebilir: Hepatit sadece hastayı değil toplumu da tehdit ediyor

Viral hepatitler hijyen ve aşıyla büyük ölçüde önlenebilir. Dr. Dilek Leyla Mamçu, bulaş yolları, kronikleşme riski (B’de %5–10, C’de ~%80), tedavi ve aşı programları hakkında uyarıyor.

Aşı ve hijyenle önlenebilir: Hepatit sadece hastayı değil toplumu da tehdit ediyor

Aşı ve hijyenle önlenebilir: Hepatit sadece hastayı değil toplumu da tehdit ediyor

MEDİCENTERTV.COM / İSTANBUL, TÜRKİYE

Hepatit nedir, neden olur?

Karaciğerin iltihabı olarak tanımlanan hepatit; virüsler, aşırı alkol kullanımı, bazı ilaçlar ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi pek çok nedenle ortaya çıkabiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, özellikle viral hepatitlerin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek “Hepatit A, B, C, D ve E farklı bulaş yollarına ve klinik seyirlere sahiptir” diyor.

Bulaş yolları: “Eller ve iğneler” en kritik iki hat

Viral hepatitler iki ana yolla yayılıyor. Birincisi “dışkı–ağız” yolu: Hepatit A ve E, hijyenin yetersiz olduğu ortamlarda kirli su ve gıdalarla bulaşıyor; el hijyenine uyulmaması riski artırıyor. İkinci yol ise “kan ve vücut sıvıları”: Hepatit B, C ve D; korunmasız cinsel temas, ortak enjektör/jilet/diş fırçası kullanımı, steril olmayan girişimler, sağlık çalışanlarında iğne batması ve anneden bebeğe geçişle yayılabiliyor. Dr. Mamçu, “Temizliğinden emin olunmayan çiğ gıdalardan kaçınmak, elleri sık yıkamak ve güvenli cinsel ilişki bulaşı önlemede temel adımlardır” uyarısını yapıyor.

Hangi hepatitler kronikleşir?

Belirti ve bulgular virüse göre büyük farklılık göstermese de seyir değişebiliyor. Kuluçka süresi A için 15–45 gün, B ve C için 30–180 gün aralığında. Hastaların yarısından fazlasında gözle görülür sarılık hiç olmayabiliyor; tablo halsizlik, iştahsızlık, bulantı, sağ üst kadran ağrısı ve koyu idrarla sınırlı kalabiliyor. A ve E tipi genellikle 4–6 haftada tamamen iyileşiyor ve kronikleşmiyor. Buna karşılık B, C ve D virüslerinde kronikleşme riski var: Hepatit B’de yaklaşık %5–10, Hepatit C’de ise yaklaşık %80 oranında kronikleşme görülebiliyor. Özellikle çocuklarda hastalık fark edilmeden atlatılabildiği için ailelerin “hafif sarılık” ve iştahsızlık gibi belirtileri ciddiye alması öneriliyor.

Kimler daha büyük risk altında?

Hepatit A ve E; el hijyeninin zayıf olduğu, gıda güvenliğinin sağlanamadığı kalabalık ortamlarda hızlı yayılıyor ve okullarda salgınlara yol açabiliyor. Hepatit B ve C açısından daha yüksek riskte olan gruplar arasında sağlık çalışanları, virüs taşıyıcılarının aile bireyleri, sık kan transfüzyonu yapılanlar, hemodiyaliz hastaları, damar içi madde kullananlar, diş tedavisi görenler ve çok eşli ilişki yaşayanlar bulunuyor. Dr. Mamçu, “Belirtilerin erken fark edilmesi yalnızca hastanın sağlığı için değil, toplumda yayılımın önlenmesi için de kritik” diyor.

Tedavi: Uzman izlemi ve kılavuzlara uygun ilaçlar

Tanı; uygun kan testleriyle konuluyor. Kronik Hepatit B ve C’de virüs çoğalmasını durduran veya yavaşlatan, karaciğer iltihabını azaltan ilaçlar kullanılıyor. Bu tedaviler çoğunlukla uzun süreli ve günlük tablet şeklinde. Dr. Mamçu, “Gastroenteroloji veya Enfeksiyon Hastalıkları klinikleri hastayı düzenli izler; doğru zamanda, doğru ilaçla tedavi kararı güncel kılavuzlara göre verilir” bilgisini paylaşıyor. Hastalara alkol kısıtlaması, düzenli kontroller (6–12 ayda bir karaciğer testleri) ve herhangi bir ilacın hekim onayı olmadan kullanılmaması öneriliyor.

En güçlü kalkan: Aşı ve basit hijyen

Hepatit A ve B aşıları yüksek koruma sağlıyor. Türkiye’de Hepatit B aşısı doğumda; Hepatit A aşısı 18. ayda rutin ve ücretsiz uygulanıyor. Dr. Mamçu, “Hepatit B aşısı güvenli ve ömür boyu koruyucudur. Çocuklukta aşılanmamış ve riskli grupta yer alan erişkinlerin aşılanması hayati önemdedir” diyor. Hepatit C, D ve E için henüz yaygın bir aşı bulunmadığından, bulaş yoluna göre hijyen tedbirlerinin titizlikle sürdürülmesi gerekiyor.

Toplumsal sorumluluk: Bulaşı önlemek herkesin görevi

Hepatit B veya C ile yaşayan bireylerin kan ve vücut sıvılarıyla hastalığı bulaştırabileceğini bilmesi; kan bağışı yapmaması ve bağışık olmayan kişilerle korunmasız ilişkiden kaçınması gerekiyor. “Panik yok, düzenli takip var” diyen Dr. Mamçu, damgalanmanın tedavinin önündeki en büyük engellerden biri olduğuna dikkat çekiyor.


www.medicentertv.com