Türkiye'de böbrek taşı neden yaygın? Taş kuşağı uyarısı

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Tekin, Türkiye'nin "taş kuşağı" bölgesinde yer almasının ve kışın yetersiz su tüketiminin böbrek taşı riskini artırdığını açıkladı.

Türkiye'de böbrek taşı neden yaygın? Taş kuşağı uyarısı

MEDİCENTER TV / İSTANBUL, TÜRKİYE — 27 ARALIK 2025

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Tekin, Türkiye'nin coğrafi olarak sıcak iklimlerin hakim olduğu "taş kuşağı" ülkeleri arasında yer almasının ve kış aylarında azalan su tüketiminin her yıl yaklaşık 1 milyon kişide böbrek taşı sorununa yol açtığını açıkladı.

Böbrek taşlarının dünya genelinde nüfusun %10-15’ini etkilediğini ancak Türkiye'de bu oranın daha yüksek seyrettiğini belirten Prof. Dr. Tekin, iklim değişikliği, obezite ve hareketsiz yaşam tarzının görülme yaşını düşürdüğünü vurguladı. Yan ağrısı, idrarda kan ve mide bulantısı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatan uzman; kışın susamayı beklemeden günde ortalama 2 - 2,5 litre su içilmesinin koruyucu hekimlikte en kritik adım olduğunu ifade etti.

Kış aylarında yetersiz su tüketimi riski tetikliyor

Soğuk havalarda susuzluk hissinin azalmasının idrarda bulunan minerallerin kristalleşmesine ve taş oluşumuna zemin hazırladığını belirten Prof. Dr. Ali Tekin, kış aylarındaki tehlikeye dikkat çekti. Tekin, "Su tüketiminin azalması minerallerin yoğunlaşarak çökmesine neden olur. Kışın böbrek sağlığını korumak için susamayı beklemeden düzenli sıvı alımı sağlanmalı; aşırı tuzlu, şekerli ve fast food gıdalardan kaçınılmalıdır" dedi.

Şiddetli yan ağrısı en yaygın belirti

Böbrek taşlarının idrar kanalına düşmesiyle ortaya çıkan "renal kolik" ağrısının çok şiddetli olduğunu belirten Prof. Dr. Tekin, tabloya eşlik eden diğer semptomları şöyle sıraladı:

  • Çok şiddetli yan (bel) ağrısı.

  • İdrardan kan gelmesi ve idrar yolunda yanma hissi.

  • Sık idrara çıkma ancak tam boşaltamama hissi.

  • Bulantı ve kusma.

[Image showing different sizes of kidney stones and their locations]

Kapalı cerrahi yöntemlerle aynı gün taburcu

5-6 mm’den küçük taşların bol sıvı ve egzersizle kendiliğinden düşebildiğini kaydeden Tekin, daha büyük taşlarda cerrahi müdahalenin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Günümüzde ameliyatların neredeyse tamamının endoskopik kapalı yöntemlerle yapıldığını vurgulayan Tekin, "2-3 mm’lik ince aparatlarla idrar yolundan girerek taşları lazerle yok edebiliyoruz. Hastalarımız aynı gün evlerine dönebiliyor" bilgisini paylaştı.

Önlemek tedaviden daha kolay

Böbrek taşı tedavisinde teknoloji ne kadar gelişse de önleyici tedbirler alınmadığında 5-10 yıl içinde taşın tekrarlama riskinin %50 olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Tekin, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalıcı çözüm olduğunu vurguladı. Üroloji uzmanı, düzenli fiziksel egzersiz ve doğru beslenmenin böbrek taşını bir "kader" olmaktan çıkaracağını hatırlatarak sözlerini tamamladı.

www.medicentertv.com