Dünya Sağlık Örgütü ilk kez infertilite tedavi rehberi yayınladı
Dünya Sağlık Örgütü'nün ilk küresel infertilite rehberinin hazırlık kadrosunda yer alan Prof. Dr. Tansu Küçük, açıklanamayan infertilite ve tedavi standartlarını değerlendirdi.
MEDİCENTER TV / İSTANBUL, TÜRKİYE — 24 ARALIK 2025
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), üreme çağındaki her 6 kişiden birini etkileyen infertilite sorunuyla mücadele kapsamında, tarihindeki ilk kapsamlı "İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi"ni yayınladı.
Beş yıl süren titiz bir hazırlık sürecinin ardından tamamlanan rehber, kısırlık tedavisini bir "ayrıcalık" değil, temel bir sağlık hakkı olarak tanımlayarak dünya genelinde standartları yeniden belirlemeyi hedefliyor. Rehberin hazırlık sürecine Türkiye’den katılan tek isim olan Prof. Dr. Tansu Küçük, çalışmanın maliyet-etkin ve hasta odaklı politikalara ışık tutacağını belirtti.
Açıklanamayan infertilite çiftleri mağdur ediyor
İnfertilite tedavisinde en büyük tartışma alanlarından birinin "açıklanamayan infertilite" grubu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tansu Küçük, bu gruptaki çiftlerin bilimsel desteği olmayan "mucize" yaklaşımlara karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi. Küçük, "Açıklanamayan infertilitede ilk basamak çoğu zaman bekle–gör yaklaşımıdır; gereksiz testler ve deneysel tedaviler çiftlere sadece zaman ve para kaybettirir" uyarısında bulundu.
Rehberde öne çıkan temel tedavi yaklaşımları şunlardır:
-
Yaşam Tarzı: Sigaranın bırakılması, kilo yönetimi ve sağlıklı beslenme tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
-
Şeffaflık: Tedavi başarı oranları, olası riskler ve maliyetler çiftlerle şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.
-
Erişilebilirlik: Tanı yöntemleri mümkün olan en basit ve ulaşılabilir seviyeye çekilmelidir.
İnfertilite bir hastalık olarak kabul edilmeli
Dünya genelinde milyonlarca kişinin maddi imkansızlıklar nedeniyle tedaviye erişemediğini belirten Prof. Dr. Küçük, infertilitenin Türkiye dahil pek çok ülkede hala resmi bir "hastalık" olarak tanımlanmamasının mağduriyet yarattığını ifade etti. Bu durumun özel sigorta ve devlet geri ödeme sistemlerinde kısıtlılığa yol açtığını söyleyen Küçük, sorunun sosyal boyutuna da dikkat çekti.
Rehberde yer alan verilere göre, infertilite yaşayan kadınların yüzde 36’sı bu durum nedeniyle partner şiddetine maruz kalırken; kaygı, depresyon ve ilişki sorunları en sık rastlanan eşlikçi sorunlar arasında yer alıyor. Ayrıca WHO, infertilitenin hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceğini, ancak sosyal baskının çoğunlukla haksız yere kadınlar üzerinde yoğunlaştığını özellikle vurguluyor.













