Ürolojide robotik cerrahi dönemi: Kullanım alanları hızla genişliyor

Prof. Dr. Şahin Kabay, robotik cerrahinin prostat kanseri, böbrek hastalıkları ve kadınlarda idrar kaçırma tedavisindeki kritik rolünü ve sağladığı avantajları anlattı.

Ürolojide robotik cerrahi dönemi: Kullanım alanları hızla genişliyor

BİLGE TÜRK | Medicentert Tv

İZMİR, TÜRKİYE — Özel Sağlık Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Şahin Kabay, tıp dünyasında cerrahi yöntemleri kökten değiştiren robotik cerrahi teknolojisinin, üroloji alanında prostat kanserinden böbrek hastalıklarına kadar çok geniş bir yelpazede standart tedavi haline gelmeye başladığını açıkladı.

Son yıllarda sağlık teknolojilerinde yaşanan dijital devrim, cerrahi müdahalelerin doku hasarını minimize eden ve hasta konforunu maksimize eden bir yapıya bürünmesini sağladı. Bu değişimin öncüsü kabul edilen robotik cerrahi, cerrahın bir konsol üzerinden yönettiği, el titremesini sıfırlayan ve üç boyutlu derinlik algısı sunan sistemiyle, özellikle ürolojik kanserlerin ve yapısal bozuklukların tedavisinde cerrahlara eşsiz bir hareket kabiliyeti sunuyor. Prof. Dr. Şahin Kabay, bu yöntemin sunduğu yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve hassas hareket yeteneğinin, klasik açık ameliyatlara kıyasla çok daha kontrollü ve başarılı operasyonlar yapılmasına olanak tanıdığını vurguladı.

Prostat kanseri ve büyümesinde ileri teknoloji çözümü

Ürolojik operasyonlar arasında robotik sistemlerin en sık ve en başarılı kullanıldığı alanların başında prostat hastalıkları geliyor. Prof. Dr. Şahin Kabay, prostat kanseri teşhisi konulan hastalarda uygulanan "Radikal Prostatektomi" ameliyatının robotik yöntemle yapılmasının, hem kanserli dokunun temizlenmesinde hem de bölgedeki kritik sinirlerin korunmasında hayati önem taşıdığını belirtti. Geleneksel yöntemlerde karşılaşılan komplikasyon risklerinin bu teknolojiyle minimal düzeye indiğini ifade eden Kabay, iyi huylu prostat büyümesinde de benzer bir başarının söz konusu olduğunu dile getirdi.

Özellikle hacmi oldukça büyük olan prostatlarda uygulanan robotik basit prostatektomi, yani tıptaki adıyla "RAPA" yöntemi, hastalar için geleneksel açık ameliyatların zorluklarını ortadan kaldıran güvenli ve konforlu bir seçenek haline gelmiş durumda. Bu yöntem sayesinde, büyük doku kitleleri kapalı yöntemle çıkarılabilirken, hastanın iyileşme süreci ciddi oranda kısalıyor.

Kadın sağlığında robotik cerrahinin etkinliği

Robotik cerrahi sadece erkek hastalar için değil, kadın ürolojisi ve pelvik taban sağlığı açısından da devrim niteliğinde yenilikler sunuyor. Kadınlarda yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren idrar kaçırma (inkontinans) ve pelvik organ sarkması gibi durumlar, robotik sistemlerin sağladığı hassasiyetle tedavi edilebiliyor.

Prof. Dr. Kabay, kadınlarda uygulanan ve ürolojik-jinekolojik cerrahi alanına giren "Burch" operasyonu ile pelvik organ sarkmalarında uygulanan "sakrokolpopeksi" ameliyatlarının, robotik sistemlerle çok daha hassas bir şekilde yapılabildiğini belirtti. Bu operasyonlarda derin pelvik bölgede dikiş atma ve doku sabitleme işlemlerinin açık cerrahide zorlayıcı olabildiğine dikkat çeken Kabay, robotik kolların insan bileğinin ötesindeki dönüş açısının bu hassas aşamalarda cerraha büyük avantaj sağladığını ifade etti.

Böbrek kanseri ve üreter darlıklarında robotik başarı

Robotik cerrahinin en kritik kullanım alanlarından bir diğeri ise böbrek dokusunun korunması gereken onkolojik vakalardır. Prof. Dr. Şahin Kabay, böbrek kanseri tedavisinde böbreğin tamamının alındığı "radikal nefrektomi" ve sadece kanserli kısmın çıkarıldığı "parsiyel nefrektomi" operasyonlarının robotik sistemle başarıyla gerçekleştirildiğini aktardı. Özellikle parsiyel nefrektomide, böbreğin geri kalan kısmının fonksiyonlarını sürdürebilmesi için yapılan hızlı ve hassas dikiş işlemlerinde robotik teknolojinin payı büyüktür.

Bunun yanı sıra, böbreküstü bezi hastalıklarında ve üreteropelvik bileşke darlığı olarak bilinen böbrek çıkış yolu tıkanıklıklarında (piyeloplasti) robotik yöntemlerin en başarılı sonuç veren cerrahi türleri arasında yer aldığını belirten Kabay, şöyle devam etti: "Üreterovezikal darlıklarda yapılan üreteroneosistostomi ve çocukluk çağından itibaren görülebilen vezikoüreteral reflü tedavisinde de robotik yöntemler artık sıklıkla tercih ediliyor. Hatta karmaşık böbrek ve üreter taşı vakalarında bile bu sistemden faydalanabiliyoruz."

Robotik cerrahinin cerrah ve hasta için sağladığı avantajlar

Prof. Dr. Şahin Kabay, robotik cerrahinin ürolojideki yükselişinin temel nedeninin, hem hekime sunduğu konfor hem de hastaya sağladığı fiziksel kazanımlar olduğunun altını çizdi. Geleneksel açık cerrahiye göre robotik sistemlerin sağladığı temel avantajlar şu şekilde özetleniyor:

  • Küçük Kesiler ve Estetik Görünüm: Ameliyatın küçük deliklerden yapılması, büyük yara izlerinin oluşmasını engeller.

  • Minimal Kan Kaybı: Operasyon sırasındaki kanama miktarı, damarların yüksek çözünürlüklü görüntülenmesi ve hassas koterizasyon sayesinde minimum düzeydedir.

  • Daha Az Ağrı ve Hızlı İyileşme: Doku hasarının az olması, hastaların ameliyat sonrası ağrı kesici ihtiyacını azaltır ve hastanede kalış süresini kısaltır.

  • Yüksek Hassasiyet: Cerrahın titremeyen mekanik kollarla çalışması, özellikle sinir ve damar koruyucu cerrahilerde komplikasyon oranlarını düşürür.

Gelecek yıllarda bu teknolojinin çok daha fazla hastalıkta standart tedavi protokolü haline gelmesinin beklendiğini ifade eden Prof. Dr. Kabay, ürolojideki bu teknolojik ilerlemelerin hem cerrahlar hem de hastalar için oldukça umut verici olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

www.medicentertv.com