Beyinde Başlayan İç Savaş: MS Hastalığında Doğru ve Güvenli Tedavi Seçenekleri
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, MS’in beyinde başlayan bir iç savaş olduğunu belirterek, tamamlayıcı ve alternatif tedavi arasındaki farkları ve bitkisel takviyelerin tehlikelerini anlattı.
Beyinde Başlayan İç Savaş: MS Hastalığında Doğru ve Güvenli Tedavi Seçenekleri
BİLGE DOKTOR / İSTANBUL – TÜRKİYE
MS, Bağışıklık Sisteminin Beyne Açtığı Savaş
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Multiple Skleroz’u (MS) “beyinde başlayan bir iç savaş” olarak tanımlıyor. Bağışıklık sisteminin dışarıdaki mikroplara değil, beynin kendi dokusuna saldırdığını belirten Tarlacı, bu sürecin sinir iletimini bozan ve zamanla kalıcı hasara yol açabilen bir süreç olduğunu vurguluyor.
20-40 yaş arasında, özellikle kadınlarda 2-3 kat daha sık görülen MS’in seyrinin kişiden kişiye büyük farklılık gösterdiğini ifade eden Tarlacı, “Erken teşhis ve doğru yönetim, yaşam kalitesini belirleyen en önemli faktördür” dedi.
Plasenta Previa Gibi Riskler MS’te de Erken Teşhisin Önemini Gösteriyor
Prof. Dr. Tarlacı, MS’in beyin ve omurilikte miyelin kılıfın hasar görmesiyle geliştiğini, bunun da elektrik kablosunun yalıtımının bozulmasına benzediğini söylüyor: “Yalıtım bozulduğunda kıvılcım çıkar, kısa devre olur; beyinde olan da aynen budur.”
MS’in kadınlarda daha sık görülmesinin hormonal ve genetik nedenlerle ilişkili olduğunu, östrojenin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin bu farkta rol oynadığını belirten Tarlacı, hastalığın Relapsing-Remitting, Secondary Progressive, Primary Progressive gibi farklı seyir tipleri olduğunu hatırlattı.
Tamamlayıcı ve Alternatif Tedavi Arasındaki İnce Çizgi
MS hastalarının büyük bölümünün genç, eğitimli ve sorgulayıcı olduğunu, bu nedenle tamamlayıcı ve alternatif tedavilere ilgi duyduğunu söyleyen Tarlacı, iki kavramın farkını şu şekilde açıkladı:
-
Tamamlayıcı tedavi: Tıbbi tedaviyi destekler, onunla birlikte uygulanır.
-
Alternatif tedavi: Tıbbi tedavinin yerine geçmeye çalışır ve ciddi riskler taşır.
“Bazı bitkisel ürünler ilaçlarla tehlikeli etkileşimlere girebilir” diyen Tarlacı, örnekler vererek uyardı:
-
Sarı kantaron → Antidepresanlarla birlikte serotonin sendromuna yol açabilir.
-
Greyfurt suyu → Karaciğer enzimlerini bloke ederek ilaçları toksik hale getirebilir.
-
Ginkgo biloba → Kan sulandırıcı etkisiyle beyin kanaması riskini artırabilir.
-
Zerdeçal → Bağışıklık sistemini aşırı uyararak hastalığın alevlenmesine neden olabilir.
Bilimsel Dayanağı Güçlü Tamamlayıcı Yöntemler
Tarlacı’ya göre güvenli ve bilimsel yönü güçlü bazı tamamlayıcı yöntemler şunlar:
-
Meditasyon ve zikir → Bağışıklık sistemini sakinleştirir, stresi azaltır.
-
Egzersiz → Denge, dayanıklılık ve kas kontrolünü güçlendirir.
-
Müzik terapisi → Duygusal bölgeleri uyarır, ağrı eşiğini artırabilir.
-
Yoga ve nefes egzersizleri → Sinir sistemini regüle eder, gevşeme sağlar.
-
Kegel egzersizleri → Pelvik kasları güçlendirerek idrar kontrolünü destekler.
“Doğal” Her Zaman Masum Değil
Prof. Dr. Tarlacı, “Doğal” etiketi taşıyan her ürünün güvenli olmadığını, zehirli mantarın da doğal olduğunu ancak öldürebildiğini vurguluyor. MS hastalarının bitkisel takviye veya destekleri kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirtiyor.
Tarlacı’nın son uyarısı ise umut tacirlerine karşı: “Kök hücreden yılan zehrine, bilimsel temeli olmayan birçok yöntem yalnızca umudu sömürür. Zaman kaybettirir, maddi kayıplara yol açar, hatta hastalığın ilerlemesine sebep olabilir. Akıllı tamamlayıcılar seçilmeli, alternatif tedavi tuzağına düşülmemelidir.”
Etiketler: #MS #MultipleSkleroz #SultanTarlacı #TamamlayıcıTedavi #AlternatifTedavi #BitkiselTakviyeler #BeyinSağlığı
Kategori: Nöroloji ve Beyin Sağlığı













