Sarkan göz kapakları sadece estetik değil görme sorunu da yaratıyor
Göz kapağı sarkmalarının sadece estetik bir kaygı değil, görme alanını daraltan ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirten uzmanlar, cerrahi ve ameliyatsız tedavi seçeneklerini sıraladı.
BİLGE TÜRK | MEDICENTERT TV
İSTANBUL / TÜRKİYE — İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Habibe Topuz, ileri derece üst göz kapağı sarkmalarının sadece estetik bir kusur olmadığını, görme alanını daraltarak ciddi fonksiyonel sorunlara yol açtığını açıkladı.
Yorgun ve yaşlı bir yüz ifadesinin en belirgin işareti olan göz çevresindeki değişimler, genetik faktörler, yaşlanma ve sigara kullanımı gibi çevresel etkenlerle birleştiğinde yaşam kalitesini düşürebiliyor. Dr. Öğr. Üyesi Topuz, bu durumun tedavisinde cerrahi müdahalelerin yanı sıra gelişen teknolojiyle birlikte fraksiyonel lazer ve jet plazma gibi ameliyatsız yöntemlerin de yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti. Tedavi seçiminde hastanın cilt yapısı ve genel sağlık durumunun detaylı analiz edilmesinin başarıyı doğrudan etkilediği vurgulandı.
Üst blefaroplasti ile kalıcı çözümler
Son yıllarda popülerliği artan üst blefaroplasti operasyonu, göz kapağında biriken fazla deri ve yağ dokusunun çıkarılması prensibine dayanıyor. Genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilen bu cerrahi işlem, hastanın göz kapağı yapısına uygun olarak kişiye özel planlanıyor. Ameliyat sırasında göz kapağının doğal kıvrımlarına uygun kesiler yapıldığı için estetik açıdan iz kalma riski minimuma indiriliyor.
Operasyonun ardından hastaların ilk gün buz kompresi yapmaları ve doktorun önerdiği kremleri düzenli kullanmaları iyileşme sürecini hızlandırıyor. Uzmanlar, cerrahi sonrası yaklaşık 10 gün boyunca ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.
Ameliyatsız estetik yöntemleri
Cerrahi işlem tercih etmeyen veya sorunu hafif düzeyde olan hastalar için modern tıpta etkili alternatifler bulunuyor. Özellikle fraksiyonel karbondioksit (CO2) lazer uygulamaları, göz çevresindeki ince kırışıklıkları giderirken kolajen üretimini tetikleyerek cildin daha sıkı görünmesini sağlıyor. Lazerle yapılan bu işlemlerde iyileşme süreci yaklaşık 10 gün sürüyor.
Bir diğer yenilikçi yöntem olan "Jet Plazma" ise cildi sıkılaştırmak ve toparlamak amacıyla kullanılıyor. Lokal anestezik kremler yardımıyla uygulanan bu yöntem sonrası hastalar, 5 ile 7 gün içinde günlük yaşamlarına dönebiliyor. İşlem sonrası görülen hafif kızarıklık ve şişlikler ise kısa sürede kendiliğinden geçiyor.
Doğru yöntem için doğru değerlendirme şart
Göz çevresi estetiğinde teknolojinin sunduğu imkanlar artsa da her yöntemin her hasta için uygun olmayabileceği belirtiliyor. Dr. Öğr. Üyesi Habibe Topuz, başarılı bir sonucun anahtarının sağlıklı bir hasta-hekim iletişimi ve detaylı ön muayene olduğunu vurguladı. Kişiye özel tedavi planlaması sayesinde hem estetik kaygıların giderilmesi hem de görme alanının yeniden açılması hedefleniyor.













